İster beğenin, ister beğenmeyin, kent sizi kendisini yeniden yaratmaya, içinde yaşayabileceğiniz bir kalıba dökmeye davet eder. Kendinizi de. Kim olduğunuza bir karar verin, kent çevrenizde yine sabit bir biçim alacaktır. Onun ne olduğuna bir karar verin, bir nirengi noktasına göre çizilmiş bir harita gibi, sizin kimliğiniz ortaya çıkacaktır. Köylerden ve küçük kasabalardan farklı olarak, yoğrulabilir olmak kentlerin doğasından gelir. Onları kendi hakkımızdaki fikirlerimizle yoğururuz; biz onlara kendi kişisel biçimimizi dayattığımızda gösterdikleri dirençle onlar da bu kez bizi biçimlendirirler. Bu anlamda, bana öyle geliyor ki, kentte yaşamak bir sanattır. Kentsel yaşamın sürekli yaratıcı oyununda insan ile madde arasındaki özel ilişkiyi betimlemek için de sanatın, üslubun sözlüğüne ihtiyaç vardır. Hayal ettiğimiz biçimiyle kent, yanılsamaların, efsanelerin, özlemlerin, karabasanların yumuşak kenti, haritalarda ve istatistiklerde, kentsel sosyoloji, demografi ve mimari monografilerde varolan katı kent kadar, hatta belki de daha fazla gerçektir.
David Harvey
Dışsalı Biter İçseli Başlar!
Kişide çatışma asla sona ermez. İhtiyaçların evrimi ile paralellik gösterdiğini düşünürüm. İhtiyaçlar hiyerarşisi üzerinden gidelim. Sırasıyla fizyolojik, güvenlik, ait olma, sevgi-saygı ve kendini gerçekleştirme olarak devam eder. Aşağıdan yukarıya doğru çıktıkça kişi evrimsel süreçte daha gerilerde ve ilkel olarak adlandırabileceğimiz ama bir o kadar da temel şeylerden sıyrılıp yukarılara doğru çıkmaya başlar. Keza en üst noktada kendini gerçekleştirme noktasında kişinin tatmin olabilmesinin tek çaresi yine kendisidir. Çünkü nerede durması gerektiğini, neyi istediğini ve sınırlarını çizmeye haiz tek yetkilidir. Yani içsel bir süreç içerisindedir. Bilindiği üzere ihtiyaçlar ve istekler kendilerini yenileyen ve ileriye doğru adımlar atan olgulardır. Bu da çatışma habercisi, hatta kanıtıdır. Kişide çatışmanın asla sona ermemesi de bu bağlamda değerlendirilebilir. Dışsal çatışma, yani daha fiziksel ve bizden bağımsız olan çatışmalar geride bırakıldıktan sonra kişi kendisiyle başbaşa kalır ve içsel çatışma süreci başlamış olur.
Bu Yeni Dili Kavramak Hiç de Kolay Değil!
"Gerçek, insanların karşısında farklılıklar arz etmeyen tek şeydir. Herkes bilinçaltına işlemiş olan ruhsal bir istemle yaşamaya çalışır ve her halükarda yaşamaya çalışır. Bir insan yaşamak ister çünkü yaşamaktadır da, çünkü bütün dünya yaşamaktadır."
"Biz burada ölümün yarenliğindeyiz. Yeni gelenleri damgalıyorlar, herkesin bir numarası var. O andan itibaren kendinizi kaybetmiş, terk etmiş oluyorsunuz ve salt bir numaraya dönüşüyorsunuz. Artık eskisi gibi değilsiniz, sadece bir yerden diğerine gidebilen bir numarasınız o kadar... Yeni mezarlarımıza yaklaşıyoruz adım adım... Bu ölüm kampında demirden bir disiplin hüküm sürmekte... Beyinlerimiz sersemlemiş durumda ve düşüncelerimiz de numaralandırılıyor; bu yeni dili kavramak hiç de kolay değil..."
Toplama kampından sağ kurtulan bir Musevinin notları.
Boyalı Kuş - Jerzy Kosinski.
"Biz burada ölümün yarenliğindeyiz. Yeni gelenleri damgalıyorlar, herkesin bir numarası var. O andan itibaren kendinizi kaybetmiş, terk etmiş oluyorsunuz ve salt bir numaraya dönüşüyorsunuz. Artık eskisi gibi değilsiniz, sadece bir yerden diğerine gidebilen bir numarasınız o kadar... Yeni mezarlarımıza yaklaşıyoruz adım adım... Bu ölüm kampında demirden bir disiplin hüküm sürmekte... Beyinlerimiz sersemlemiş durumda ve düşüncelerimiz de numaralandırılıyor; bu yeni dili kavramak hiç de kolay değil..."
Toplama kampından sağ kurtulan bir Musevinin notları.
Boyalı Kuş - Jerzy Kosinski.
Marx'ın Gözünden Mitoloji
"Marx'a göre mitoloji, "doğanın güçlerini hayalgücünde ve hayalgücü aracılığı ile denetler ve biçimlendirir; dolayısıyla bu güçler üzerinde gerçek bir denetim ortaya çıktığında, mitoloji ortadan kalkar." Kısacası, mitoloji, insanlar tarihlerini bilinçli tercih ve tasarıma göre yapma kapasitesini elde ettğinde ortadan kalkan, insan ürünü, tarihsel olarak bir ara halkadır." der Raphael.
Proudhon, Marx, Picasso: Essays on Marxist Aesthetics, 1981
Proudhon, Marx, Picasso: Essays on Marxist Aesthetics, 1981
EKSİK ÜLKELER ATLASI
Vapur tavanı yosun tutmuş
Sayfaları kopmuş ülkeler atlası
Yer yer savaşlar
Cengiz istilaları
Yeni Dünya'da yedigöller
Mavi buzullar baştan aşağı
Az beride güzel kızlar
Seksen günde bir dönence
Özgür atlar diyarı
Devrimin ikinci, bilemedin üçüncü gününde
Diğeri Kapadokya
Solur dizimin dibinde
(Bir Darwin bir de beyaz adam. Sahi bilen var mı neyin peşinde?)
İlk insanın adımları
Kara kıtanın sağ gözünde
Tüm bunlar, olsa olsa
Baştan aşağı bir dönence
Şiiri sorarsan eğer
8848
İlkin Everest'te.
Sayfaları kopmuş ülkeler atlası
Yer yer savaşlar
Cengiz istilaları
Yeni Dünya'da yedigöller
Mavi buzullar baştan aşağı
Az beride güzel kızlar
Seksen günde bir dönence
Özgür atlar diyarı
Devrimin ikinci, bilemedin üçüncü gününde
Diğeri Kapadokya
Solur dizimin dibinde
(Bir Darwin bir de beyaz adam. Sahi bilen var mı neyin peşinde?)
İlk insanın adımları
Kara kıtanın sağ gözünde
Tüm bunlar, olsa olsa
Baştan aşağı bir dönence
Şiiri sorarsan eğer
8848
İlkin Everest'te.
Edip Cansever
Edip Cansever, yazmaya çabalarken ve yazarken yüklendiğim lokomotif, tıkandığımda iki satırıyla elimden tutan, yalnızlığı, sevgiyi, sevdayı, yaşamı, ölümü, sevinci yani kendi deyimiyle bir insanı insan yapan her duyguyu insanca yaşamama katkı koyan, bazı bazı anlamakta zorlandığım, öbür zamanlarda bir coşkudur alıp götüren dizelerin sahibi adam, 28 Mayıs 1986'da her daim yaşadığı ve yaşattığı şiire veda etti.
Belki en sevdiğim şiiri değil ama kendine ait bulabildiğim tek ses kaydı.
Belki en sevdiğim şiiri değil ama kendine ait bulabildiğim tek ses kaydı.
Tamamlanmamış Bir Düzyazı Şiiri'nden
...Böyle,
Nerede bir sakinlik varsa kadınlı erkekli
Sonsuza dek süremiyor
Günün hiç bir vakti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
İzleyiciler
Labels
8848
(1)
abd
(1)
an
(1)
atatürk kitaplığı
(1)
bakır kızılı
(1)
Baştan Aşağı
(1)
beyaz
(1)
birçok şey
(1)
biyoçeşitlilik
(1)
Boss
(1)
boyalı kuş
(1)
boz yelkovan
(1)
bulut
(1)
Cemal Süreya
(1)
çatışma
(1)
çay
(1)
David Harvey
(1)
dayı
(1)
dışsal çatışma
(1)
dostluk
(1)
Dönence
(1)
Edip Cansever
(2)
Eksik Ülkeler Atlası
(1)
eylül
(1)
Genco Erkal
(1)
gerçek
(1)
gezi direnişi
(1)
gezi parkı
(1)
godspeed you black emperor
(1)
gökyüzü
(1)
Green Mile
(1)
güvercin
(1)
Gyuli Ckimi
(1)
Hegel
(1)
horon
(1)
Howard Zinn
(1)
http://www.hayrettinkaraca.com
(1)
I'm tired
(1)
IUCN
(1)
içsel çatışma
(1)
ihtiyaçlar hiyerarşisi
(1)
israil
(1)
israil'in oyunu
(1)
jerzy kosinski
(1)
John Coffey
(1)
kardeşlik
(1)
Karl Marx
(1)
Kazım Koyuncu
(1)
kent
(1)
kentin ruhu
(1)
kentte yaşam
(1)
kiremit
(1)
komplo
(1)
komplo teorileri
(1)
komplo teorisi
(1)
kültür
(1)
Laz
(1)
lift your skinny fists like antennas to heaven
(1)
liman
(1)
Marksist Mitoloji
(1)
marmaray
(1)
Marx
(1)
maslow
(1)
mavi
(1)
Mitoloji
(1)
müzik
(1)
Naziler
(1)
nesli tükenen canlılar
(1)
New York
(1)
no clear mind
(1)
post-rock
(2)
Postmodernizm
(1)
roman
(1)
sabah
(1)
serinlik
(1)
shoegaze
(1)
şiir
(4)
Tiyato
(1)
toplama kampları
(1)
tulum
(1)
uçak
(1)
Ülkeler Atlası
(1)
Victor Ananias
(1)
yaşam
(1)
yolculuk
(1)
Yoruldum
(1)
zaman
(1)





