şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

EKSİK ÜLKELER ATLASI

Vapur tavanı yosun tutmuş
Sayfaları kopmuş ülkeler atlası
Yer yer savaşlar
Cengiz istilaları
Yeni Dünya'da yedigöller
Mavi buzullar baştan aşağı
Az beride güzel kızlar
Seksen günde bir dönence
Özgür atlar diyarı
Devrimin ikinci, bilemedin üçüncü gününde
Diğeri Kapadokya 
Solur dizimin dibinde
(Bir Darwin bir de beyaz adam. Sahi bilen var mı neyin peşinde?)
İlk insanın adımları
Kara kıtanın sağ gözünde
Tüm bunlar, olsa olsa
Baştan aşağı bir dönence
Şiiri sorarsan eğer 
8848
İlkin Everest'te.

Edip Cansever

      Edip Cansever, yazmaya çabalarken ve yazarken yüklendiğim lokomotif, tıkandığımda iki satırıyla elimden tutan, yalnızlığı, sevgiyi, sevdayı, yaşamı, ölümü, sevinci yani kendi deyimiyle bir insanı insan yapan her duyguyu insanca yaşamama katkı koyan, bazı bazı anlamakta zorlandığım, öbür zamanlarda bir coşkudur alıp götüren dizelerin sahibi adam, 28 Mayıs 1986'da her daim yaşadığı ve yaşattığı şiire veda etti.

      Belki en sevdiğim şiiri değil ama kendine ait bulabildiğim tek ses kaydı. 



Birçok Şey Birçok Şeyi Bölüyor

Uzak bir göğün altında bir boz yelkovan açmış kanatlarını
Yaseminleri kızıla çeviren bakır kızılı bir göğün altında
Ufku bölüyor belli belirsiz
Kalenin burcu nasıl güneşi bölüyorsa ikiye
İlk sessizliğini de açılan ilk dükkanın kepenkleri bölüyor sabahın

Kimsecikler var henüz o vakit,
Tek tük bir çok köşe başında
Ve yeşile çalan mavilikte bir tasarım denizde
Ayaklarla buluştuğu yere doğru,
Kıyıya ulaşmak için sırasını bekliyor dalgalar

Bir liman halbuki
Belki bir mendirek, belki bir iskele
Tahta bile olsa kafi !
Dalgaları bekleyen herhangi bir şey üzerinde izleyenleriyle
Deviriyorlar sabahı bir şekilde
Soğuk iklimlerin masabaşı çalışanları tavrıyla

Sabahı da saatler bölüyor,
Saatleri dakikalar
Hepsini bölüp geçen an bir de
Her biri bir kavrayış, anlayış
Çoğu zaman ifadesiz.

Yolculuklar Severim

Yolculuklar severim
İlk gözgöze gelişimizle başlayan zamanda
Uzun ve senli düşünceler olan yolculuklar
Sonra yalnız bu mu ?
Avuçlarımda avuçların
Dudaklarımda öpüşlerini de bir o kadar

Hatırlarım elini ilk tutuşumu
Ve sonra ellerin ellerimde beklemelerimizi Kadıköy Vapurunu
Gözlerinde nefes alıp verişlerim
Omuzlarında sayısız dokunuş

En son bir Eylül gecesi olduğunu yazarım küçük bir boşluğa
Belli belirsiz
Eylül'ü ne çok sevdiğimi hatırlayarak.